Merhaba Değerli Ailelerim,
İnsanın kendinden bahsetmesi pek de kolay olmuyor, bilirsiniz. Hakkımda genel bilgileri paylaşmanın yanı sıra sizinle daha çok işimdeki ‘’Ben’’den bahsetmeyi tercih ederim.1984 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Uludağ Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Tekstil Mühendisliği mezunuyum. Akabinde Eskişehir Üniversitesi AÖF fakültesi Dış Ticaret, son olarak da Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümlerini bitirim. Uzun yıllar özel sektörde dış ticaret ve pazarlama bölümlerinde çalıştım. 3 diploma ve özel sektör deneyimlerimden sonra anladım ki ‘’Ne yaparsan yap Aşk ile yap.’’ Gelelim benim hikayemin asıl kısmına…Çocukluğumda fotoğrafçılığa merakım dayım sayesinde oldu. Dayım İstanbul’da gazeteciydi aynı zamanda iyi bir fotoğraf sanatçısıydı. Tatillerde bizi ziyarete geldiğinde fotoğraflarımızı çekerdi ve çocuk gözümle o kocaman fotoğraf makinaları beni hep etkilerdi. Aradan yıllar geçti, üniversite yıllarımda üniversitenin fotoğrafçılık kulübüne üye oldum. O yıllarda fotoğrafçılık adına ilk tohumları attım. İş hayatıma başlar başlamaz da Denizli Fotoğraf Sanatı Derneğine ( DEFSAD) üye oldum ve bu fotoğrafçılık adına aldığım en doğru karardı. 2010 yılından beri üyesi olduğum ve 2018-2020 dönemi yönetim kurulu başkanlığını yaptığım DEFSAD sayesinde fotoğraf sanatı, hobi olarak hayatımın merkezi oldu diyebilirim. 10 yıllık bir fotoğraf sanatı geçmişi, birçok Ulusal ve Uluslararası ödül, fotoğrafçılık ve kameramanlık diploması ve Türkçesi “Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu” olan “Federation Internationale de L’art Photographique”de, AFIAP:Artist (Sanatçı) FIAP Ünvanını aldım. Fotoğraf geçmişimden size bahsettikten sonra gelelim diğer konuya; fotoğraf aşkı nasıl iş aşkına döndü?
Başta da dediğim gibi, Tekstil mühendisiyim ve uzun yıllar özel sektörde çalışmanın verdiği yorgunlukla bir gün durdum ve düşündüm; zaman çok hızlı akıyordu ve hayatın anlamı asla para ve kariyerde gizlenmiş olamazdı. Konfüçyüs’un dediği gibi, “Eğer sevdiğin işi yapıyorsan tek bir gün bile çalışmış sayılmazsın.” ben de sevdiğim işi yapmak istedim ve yaşam kaynağım olan ‘’fotoğrafı’’ işim yapmayı seçtim. Tabi bu birdenbire olmadı, bu kararın arkasında 10 yıllık bir fotoğraf sanatı geçmişi ve çocuklara olan aşkım var. İkisi bir araya gelince ancak bu kadar güzel bir işe sahip olabilirdim ve çok şükür ki sahibim. Bir Can’ın dünyaya gelişine şahit olmak, mucizevi bir an. Ve bu An’ı belgelemek ve ölümsüzleştirmek, O bebeğin büyüyüp bir birey olduğunda hatta kendisi çocuk sahibi olduğunda benim çektiğim fotoğraflara bakıp en masum en doğal ilk anlarının duygusunu yaşamasına vesile olmak, tarif edilemez bir his ve motivasyon benim için.Bu tutku çekimini yaptığım çocuklarımın büyüdüklerine şahit olmanın verdiği mutlukla artarak devam ediyor. Her geçen gün kendime ve işime olan saygım artıyor ve bu özel işin hakkını en iyi şekilde verebilmek adına kendimi geliştirmeye devam ediyorum.
Sevgilerimle…